Reklamlar
Reklamlar
Reklamlar

ATATÜRK'ÜN AĞLATAN ANISI ! MUTLAKA OKUYUN !

16246 izlenme 02 Ekim 2017

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE YAŞLI KADININ AĞLATAN KONUŞMASI..

"Bir gün Gazi yine çiftliğinde dolaşıp hava alırken, yaşlı bir kadına rastlamışlar, bunu anlatan manevi kızı Sabiha Hanım.

Atatürk attan inmiş ihtiyar kadının yanına kadar sokulmuş. "Merhaba nine demiş". Kadın da "merhaba" demiş.

- "Nereden geliyorsun böyle?"

- "Neden sordun ki, buranın sahibi sen misin?" demiş kadın ''yoksa bekçisi misin?"

Paşa gülümsemiş:

"Ne bekçisiyim, ne sahibiyim anne, bu toprakların sahibi Türk Milleti'dir, buranın bekçisi de yine bu millettir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin" diye yaşlı kadına sormuş.
Kadın başını sallamış;
- "Tabi söyleyeceğim. Ben Sincan'ın köylerindenim Bey. Otun güç bittiği, atın geç yetiştiği kavruk köylerden birindenim. Bizim mıhtar bana bir bilet aldı, trene bindirdi, kodum Ankara'ya geldim."
- "Muhtar seni neden Ankara'ya gönderdi" diye sormuş Mustafa Kemal.
- "Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da, benim iki oğlum gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Ben de bunu muhtara anlatınca, O da bilet alıp beni salıverdi. Ankara'ya geceleyin geldim de. Yolu neyi de bilmediğimden akşamdan beri işte böyle kendimi oradan oraya vurup duruyorum Bey"
- "Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı Nine?"
Kadın yüzü sertleşmiş:
-"Tövbe de Bey. Tövbe. Daha ne isteyebilirim ki? O bizim vatanımızı kurtardı. Bizi düşmanın elinden kurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi. Daha ne isteyebilirim ondan? O'nun sayesinde şimdi istediğimi gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavurun iti köpeği olmaktan, O'nun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, O'na sağol paşam demek için düştüm. O'nu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bi yardım ediver, bana şu Gazi Paşa'yı buluver."
Atatürk'ün gözler doldu, çok duygulandı, Sabiha Hanım'a döndü:
- "Kızım" dedi, "Görüyorsun ya, işte bizim insanımız böyledir, benim köylüm, benim vefalı Türk annem böyledir."
Paşa attan indi, yaşlı kadının elini tuttu,
-"Anacığım sen gökte aradığını yerde buldun. Rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa var ya işte bu karşındaki adam O'dur"
Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü, elindeki değneği yere fırlattı, Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı. İkisi de ağlıyordu. İki Türk insanı, biri kurtaran, biri kurtarılan, ana-oğul sarmaş oldular, yaşlı kadın belki on defa öptü Mustafa Kemal'in elini. Mustafa Kemal de onun elini ondan fazla öptü.
Sonra heybesinden küçük bir paket çıkardı yaşlı kadın. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Mustafa Kemal'e uzattı.
-"Tek ineğimin sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa. Bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm sana."
Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi.
-"Çok lezzetliymiş nine, çok beğendim" dedi.
Sonra yanındakilere tembihledi, dedi ki:
Köşke kadar geldiğinde "bu anamızı alın, burada iki gün konuk edin, sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine benim bütçemden üç inek verin, bu da benim bu nineme armağanım olsun"