Reklamlar

ÇUVAL OLAYI !


Çuval Olayı

22 Nisan 2003 günü Türk Özel kuvvetleri Komutanlığı üyelerinin Türkiye' den giden insani yardıma eşlik ettikleri sırada gözaltına alınarak sınırdışı edilmelerinin ardından 4 Temmuz 2003 tarihinde Süleymaniye' de gerçekleşen olay...

Türk Özel kuvvetleri üyesi 3 subay ve 8 astsubay, karargahları basılarak, göz altına alınırlar. başlarına çuval geçirilerek tutuklanırlar. 

baskının içyüzüne baktığımızda ise, karşımıza bambaşka anekdotlar çıkacaktır. 

"....4 Temmuz 2003 Tarihli büyükelçi Robert Pearson onaylı belgede dışişleri bakanlığı müsteşar vekili baki ilkin' in abd büyükelçiliği baş müsteşarı Robert Deutsch ile yaptığı görüşmenin notları vardır. 5 Temmuz tarihli belgede de aynı aynı görüşmeye dair bilgiler yer alır. ilkin' in söylediklerinden, baskının olduğu sabah amerikan askerlerinin Kerkük' te bina baskın tatbikatı yaptıkları ve yanlarına kyb peşmergelerini alarak, 40 araçlık bir konvoy ile Süleymaniye baskınına gittikleri anlaşılmaktadır.

Saat 2 buçuk dolaylarında, 150 Abd askeri Süleymaniye' de Türk Özel kuvvetleri'nin olduğu binaya 2 sis bombası atarak girerler. türk askerlerinin iletişimleri engellenir, kelepçelenip, kafalarına çuval geçirilir. özel kuvvetler binasındaki türk bayrağı yırtılarak indirilir. bina didik didik aranır.

İlkin'in verdiği ayrıntılar böyledir. ilkin, askerlerin kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin duyumlarını da amerikalılara aktarır. gözaltına alınanlar kerkük' te bir cezaevine götürülür. bunun ardından amerikalılar süleymaniye' de ırak türkmen cephesi ofisi' ni basarlar. oradaki türkmenleri de gözaltına alırlar. süleymaniye' den yayın yapan radyo istasyonunun yayınını durdururlar. ilkin, amerikalılara bu gelişmeler ile beraber kerkük'te baskını destekleyenlerin "Kerkük bugün kurtarıldı" yorumu yaptıklarını da söylüyor.

Baki İlkin' in açıklamalarından, dışişleri'nin yaşanan baskının 101. hava indirme tümen komutanı albay mayville' in insiyatifi ile mi, yoksa Washington' un onayı ile mi gerçekleştiğini anlama çabasında olduğu anlaşılıyor....

7 Temmuz tarihli belgede türk basınının yaşananlara tepkisi ele alınıyor. öfkenin Washington'dan çok operasyonu yöneten Abd'li albay mayville' e yöneldiği tespiti yapılıyor. dönemin dışişleri bakanı' nın baskından "yerel bir olay" diye söz etmesi, washington'un görüşünü yansıtmadığını söylemesi ve Abd' ye yapacağı ziyareti engellemeyeceği yönünde tespiti de Abd büyükelçisi tarafından olumlu karşılanıyor.

Belgede "sorun yaratıcısı solcu işçi partisi başkanı" olarak nitelenen doğu Perinçek' in, Türkiye' nin de Abd'li subayları tutuklaması gerektiğini söylemesinden kızgınlıkla bahsediliyor.

Belgelerde 8 Temmuz dan itibaren Türkiye de yaşananlara yönelik tepkiler ele anılıyor. Wikileaks belgeleri, Türkiye' nin çuval krizi konusunda ikiye bölündüğünü gösteriyor. bir kesim Türkiye' nin Abd' ye tepki göstermesini isterken, başını Hükümet'in çektiği diğer grup böyle düşünmüyor. Hükümet'in parti olarak çuval krizinde Abd ile birlikte davrandığı görülüyor. 

Hükümet yöneticileri amerikalılara çuval krizini Tsk' nın ve bürokrasinin Türkiye-Abd ilişkisini bozma girişimi olarak sunuyorlar. bu konuda parti olarak abd' nin yanında oldukları izlenimini veriyorlar. Wikileaks belgeleri , çuval krizinin en azından Hükümet için bir kriz değil fırsat olduğunu gösteriyor.

Deutch' un telgrafında hükümet genel başkan yardımcısı şaban dişli ' nin Amerikalılara yaptığı değerlendirme de var. dişli, ordunun hükümete ye zarar vermek için çuval krizini kullandığını söylerken, abd ile Türkiye' nin stratejik ortaklığını devam ettirmek için ülkede teslimiyetçi olmakla itham edilmeyi göze alan hükümete Amerikalıların moral destek vermesini istiyor. 

Belgelerde, 7 temmuz' da Tbmm başkanı Bülent Arınç ' ın Abd büyükelçisi pearson'a tsk' yı şikayet eden açıklaması da yer alıyor. Arınç, Tsk' nın Kuzey Irak'taki faaliyetlerinden rahatsızlığını ileten ve süleymaniye baskını' nı savunan Pearson' a süreci Türk halkına anlatmak gerektiğini söyleyerek şöyle bir uyarıda bulunuyor: "aksi takdirde basında ve diğer yerlerdeki anti amerikancılar kriz kışkırtıcılığı yapma gayretlerini sürdürecekler".