Reklamlar

Devamını mutlaka okuyun!

Yanına gittim, çok samimi değildik. Çorba içme saatiydi, çorba içtik ve ” Hayırdır ” dedim, zor da olsa anlatmaya başladı;

Tarık Akan:

“Mühendislik fakültesindeyken, okula yakın bir yerde bir matbaacı arkadaşım vardı. Cebinden kitaplar basar, insanlar okusun diye uğraşırdı. Bugün gelirken ona rastladım. İşleri bozulmuş, kapatmak zorunda kalacakmış dükkanı’ dedi.. Çekimler iyi gidiyordu. Münir’in yanına gittim, durumu anlattım.

Adile Naşit anlatmaya devam ediyor…
“Çekimler iyi gidiyordu. Münir’in yanına gittim, durumu anlattım. Yevmiye usulü çalışıyorduk, ne yapacağımızı da çok bilmediğimiz için bekledik. Belki elimizden bir şey gelirdi. Münir bunu epey dert edindi. Hani o can alıcı sahne var ya; Münir’in o güzel tiradı. Saim Bey’ in kapısından içeri girer, “sen değil, ben büyüğüm ben” diye noktalar. İşte o sahnede, herkesin eli ayağı buz kesti. Yarım saat bir sessizlik oldu.”

“Gün bitti, yevmiyeler dağıtıldı. O gün ne olduysa hepimiz 3’er yevmiye aldık. Münir 10 yevmiye almıştı. Herkes aldıklarını bir araya getirdi topladık ve Tarık Akan’a uzattık. Kabul etmedi, zorla kabul ettirdik. Beraber gidip matbaadaki işler düzelene kadar, her gün biraz daha destek olduk.

Bugün, Tarık’ın vesilesi ile o matbaa halen çalışıyor ve geçtiğimiz gün 20 bin adet kitap basıp tüm ülkedeki okul kütüphanelerine yolladı.” (Adile Naşit’in 21.06.1985 tarihli anısı…)

İşte böyle ustalar, üstadlar kolay yetişmiyor. kazandığı parayı son kuruşuna kadar ihtiyaç sahibine verecek kadar iyi yürekli bir insandı.

Hababam sınıfının sert ama öğrencilerini de herşeyden çok seven “Kel Mahmut”uydu.

Yaklaşık 10 dizi, 20 tiyatro oyunu ve 220 filmde rol aldı.

Uzun süredir demans hastalığıyla yaşayan Yeşilçam’ın usta oyuncusu Münir Özkul Bugün 93 yaşında bizlere veda etti.

Ruhun şad, mekanın cennet olsun

(Alıntı)