Reklamlar

İmam'ın Akp'yi eleştirdiği mektubu sosyal medyayı salladı...Mutlaka okuyun

AKP'nin Türkiye genelinde iki türlü destekçisi ve seçmeni var. Birinci tip, AKP'den nemalanan (rant ve gelir elde eden) ve zenginliğini bu partiye borçlu olan bir kitle.
Bu kitlenin sayısı çok olmamakla birlikte büyük bir kısmı medya patronları, iş adamları ve çeşitli alanlarda faaliyet gösteren müteahhitler ve büyük patronlardan oluşuyor.
Bunlar stabil bir taban değil, güce tapan insanlar. Kim güçlü ise ona yanaşıp  hizmetini görenler. Yarın seçim yapılsın, iktidara gelecek bir başka partinin hizmetkârı olurlar.  Bunları siz mutlaka benden daha iyi biliyorsunuz.Ancak benim ilgi alanım ve sosyolojik olarak asıl üzerinde durulması gereken kitle ikinci kitledir.
AKP seçmeninin büyük bir çoğunluğu saf ve cahil (kötü anlamda değil bilgisiz anlamında) Anadolu insanından oluşuyor. Bunlar sosyal hayatta ve özellikle din anlamında bilinçli olarak cahil bırakılan insanlardır.
Yaşadıkları geleneği İslam dini zannedip buna sıkı sıkıya sarılan, bu doğrultuda çeşitli hocalar ve iktidar medyası tarafından da desteklenen bu kesimler, Türkiye Cumhuriyeti'nin bugünü ve geleceği konusunda hatırı sayılır bir şekilde söz sahibi durumdadır.
Oysa İslam dini demek Kur'an-ı Kerim demektir, Kur'an dışındaki İslam zannedilen sözde inanışlar zaman içerisinde uydurulmuştur.
AKP hükümetinin de bu olguyu kendisini iktidarda tutmak için kullandığı bir gerçektir. Zira Kur'an-ı Kerim'i okuyup İslamı Kur'an'dan öğrenen toplumun Bakara Suresi 188. ayeti gereğince adam kayırmaya, rüşvet ve yolsuzluğa sessiz kalması asla düşünülemez.
Aynı şekilde İslam'ı Kur'an'dan öğrenmiş olanların, Maide-8 ayeti gereğince bir topluluğa olan kinin adaletin önüne geçmesine müsaade etmesi söz konusu bile olamaz.
İnsanların Kur'an'ı okuyup Kur'an'daki İslam'ı öğrenmesi, çeşitli hocaların saçma fetvaları doğrultusunda işte bu yüzden engelleniyor. İşte bu yüzdendir ki, son zamanlarda saçmalığa varacak şekilde fetvalar veriliyor ve ‘Dinimizin kuralıdır' diye insanlara yutturulmak isteniyor.

* * *

Mustafa Kemal Atatürk'ün laik cumhuriyetine sahip çıkan cumhuriyet bireyleri olarak Mustafa Kemal'in Kur'an'ı Türkçeye çevirtip halkın İslam dinini doğrudan doğruya orijinalinden öğrenme hareketi gibi, biz cumhuriyetçiler de halkımıza İslam'ı anlatmalıyız.
Tarih boyunca maruz kalmış olduğumuz yobaz din tüccarlarının müdahaleleri ve yanlış yaklaşımları dolayısıyla, bazı cumhuriyetçi aydın kişilerin İslam dininden uzaklaştığı doğrudur.
Ancak İslam'ın gerçekte ne söylediğini ve nasıl bir toplum oluşturmaya çalıştığını doğrudan İslam dininin ve bütün dinlerin sahibi Allah'ın sözlerinden öğrenip eğitimsiz halka (Cumhuriyet karşıtlarına) anlatmalıyız.
İslam konusu bu ülkede netliğe kavuşturulmadığı sürece bir AKP gider, onun yerine daha nice AKP'ler gelir!
Bu din sömürüsünün ve din ticaretinin önü mutlaka Kur'an'ı öğretmek yoluyla kesilmek zorundadır. En içten saygılarımla.”
Paylaşalım lütfen...